İhlas Haber Ajansı (İHA) tarafından geçilen habere göre, Sırbistan'da pazar günü gerçekleştirilecek erken genel seçim öncesinde öğrenciler öncülüğünde kurulan ve iki yıldır devam eden iktidar karşıtı protestolardan doğan "Öğrenci Listesi" adlı hareketin son mitingine on binlerce kişi katılım sağladı.

Ülkede 12 yıldır başbakanlık ve cumhurbaşkanlığı görevlerini yürüten, 25 Ekim Pazar günü yapılacak genel seçimde başbakan adayı olarak yarışacak Aleksandar Vucic'e karşı meydan okuyan öğrenciler, gergin geçen seçim sürecinin son mitingini şehir merkezindeki Slavija Meydanı'nda düzenledi. Kalabalık, miting boyunca "Zafer" ve "Vucic gidiyor" sloganları attı.

Seçim Öncesi Başa Baş Mücadele

Tek bir siyasi lider etrafında örgütlenmeyi reddeden ve akademisyenler, doktorlar, sanatçılar, aktivistler ile farklı mesleklerden isimleri bünyesinde barındıran seçim hareketi, anketlerde Vucic'in sağcı Sırp İlerleme Partisi (SNS) ile başa baş bir yarış içinde görünüyor. Öğrenci Listesi'nin birinci sıra adayı kardiyolog Ilija Srdanovic, milletvekilliği görevlerinin doğrudan halkın elinde olacağını belirterek öğrencilerin kazanacağını ifade etti.

Hareketin milletvekili adaylarından oyuncu Tihomir Stanic ise yargı sistemindeki aksaklıklara dikkat çekerek kişisel menfaatlerden ve siyasi baskılardan arındırılmış, herkesin kanun önünde eşit olduğu bir adalet sistemi istediklerini vurguladı. Diğer yandan Sırp lider Aleksandar Vucic de Belgrad'ın farklı bir bölgesindeki spor salonunda son mitingini gerçekleştirerek seçimleri oy farkıyla kazanmayı beklediğini dile getirdi.

Ülkede pazar günü yapılacak ve 6,5 milyon seçmenin oy kullanacağı seçimler, Sırp siyasetinin geleceği açısından kritik bir dönemeç olarak değerlendiriliyor. 2024 yılında Novi Sad'daki tren istasyonunda yaşanan facianın ardından ivme kazanan protestolar, erken seçim kararının alınmasında önemli rol oynamıştı.

Uzman Görüşü / Editöryel Değerlendirme

Sırbistan'daki siyasi dinamikler, uzun süreli iktidarların ardından toplumsal muhalefetin kurumsal yapılara dönüşme sürecini net bir şekilde ortaya koymaktadır. Ülkenin Avrupa Birliği üyelik süreçleri ve bölgesel politikaları açısından seçim sonuçları dış politika dengelerini de doğrudan etkileme potansiyeline sahiptir.