İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirlerinin edindiği son dakika bilgilerine göre, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) ve Yunanistan’ın Doğu Akdeniz’de yürütmeye çalıştığı tek taraflı projelere sert tepki gösterdi.

Yazılı bir açıklama yapan Ziya Öztürkler, Avrupa Birliği’nin (AB) Kıbrıs meselesinde sürdürdüğü tutumu eleştirerek, yayımlanan son raporların tek taraflı yaklaşımı açıkça ortaya koyduğunu ifade etti. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın KKTC ziyareti sırasında yaptığı açıklamalara tam destek veren Öztürkler, Kıbrıs meselesinde adil ve kalıcı çözümün temelinin adadaki iki devletin egemen eşitlik temelinde yan yana var olmasından geçtiğini vurguladı. Kıbrıs Türk halkını azınlık statüsüne indirgeyecek hiçbir modelin kabul edilemeyeceğini kaydeden Öztürkler, egemen eşitliğin özden gelen bir hak olduğunu dile getirdi.

Doğu Akdeniz’deki Girişimlere Uyarı

GKRY ve Yunanistan’ın Doğu Akdeniz’de hayata geçirmeye çalıştığı girişimlerin uluslararası hukuk ve hakkaniyet ilkeleriyle bağdaşmadığına dikkat çeken Öztürkler, Fransız bayraklı bir geminin Türkiye’nin kıta sahanlığında gerçekleştirmeyi planladığı kablo döşeme faaliyetlerine değindi. Türkiye Cumhuriyeti’nin henüz tamamlanmamış izin sürecine yönelik açıklamalarına dikkat çeken Öztürkler, ilgili tarafların onayı alınmadan atılacak adımların bölgede yeni gerilimler doğurabileceği uyarısında bulundu. Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler’in açıklamalarını hatırlatan Öztürkler, Türkiye ve Kıbrıs Türk halkının haklarının sonuna kadar savunulacağını belirtti.

AB’ye Çifte Standart Eleştirisi

Avrupa Komisyonu’nun Genişleme Paketi kapsamında yayımlanan raporunu da değerlendiren Öztürkler, Rum ve Yunan tezlerinin esas alınmasını kabul edilemez bir çifte standart olarak nitelendirdi. GKRY’nin adanın tamamını temsil etme yetkisinin bulunmadığını yineleyen Öztürkler, uluslararası toplumu Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliğine saygı duymaya davet etti. Açıklamasının sonunda Anavatan Türkiye ile tam dayanışma içinde devletin egemenliğini ve menfaatlerini kararlılıkla savunmaya devam edeceklerini kaydetti.

Uzman Görüşü / Editöryel Değerlendirme

Doğu Akdeniz’deki enerji arama faaliyetleri, kıta sahanlığı ve münhasır ekonomik bölge (MEB) iddiaları, uluslararası deniz hukuku ve Cenevre Sözleşmeleri çerçevesinde kıyıdaş devletler arasında hukuki ve siyasi tartışmalara konu olmaktadır. Kıbrıs adası etrafındaki yetki alanları ve Ada'nın siyasi statüsü, uzun süredir Türkiye, KKTC, Yunanistan ve GKRY ekseninde uluslararası diplomasi ve güvenlik dengelerini etkileyen temel meseleler arasında yer almaktadır.