İhlas Haber Ajansı (İHA) kaynaklarından alınan bilgilere göre, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Başbakanı Ünal Üstel, Avrupa Komisyonu’nun 2026 Türkiye Raporu’nda yer alan Kıbrıs meselesine ilişkin değerlendirmelere sert tepki gösterdi. Başbakan Üstel, Türkiye’nin Kıbrıs politikasının, KKTC’nin egemenlik haklarının, Maraş açılımının ve enerji projelerinin hedef alınmasını kabul etmediklerini ifade etti.

Raporun Avrupa Birliği’nin (AB) tarafsız ve adil bir yaklaşım sergilemekten uzak olduğunu açıkça gösterdiğini savunan Üstel, tarihsel süreçte Birleşmiş Milletler (BM) ve AB’nin Kıbrıs Türk halkına karşı adil davranamadığını belirtti. Üstel, 1963 yılından bu yana yaşanan olaylara ve uluslararası toplumun kararlarına dikkat çekerek, Kıbrıs Türk halkının egemen eşitlik ve eşit uluslararası statü talebinin siyasi raporlarla ortadan kaldırılamayacağını vurguladı.

İki Devletli Çözüm ve Enerji Projeleri

AB’nin iki devletli çözüm yaklaşımını hedef almasını reddeden Üstel, Kıbrıs’ta iki ayrı halk, iki ayrı devlet ve iki ayrı egemen yönetim bulunduğunu kaydetti. Maraş konusundaki tasarrufların uluslararası hukuk çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini belirten Üstel, Türkiye ile KKTC arasında planlanan Anamur-Teknecik doğal gaz boru hattı projelerinin Rum yönetiminin onayına bağlanmak istenmesini eleştirdi.

Türkiye’nin etkin ve fiili garantörlüğünün Kıbrıs Türk halkının güvenliği bakımından vazgeçilmez olduğunun altını çizen Üstel, Türk askerinin adadaki varlığının bir tehdit değil, güvenliğin en önemli teminatı olduğunu kaydetti. Üstel, Kıbrıs Türk halkının geleceğinin Brüksel’de hazırlanan tek taraflı raporlarla değil, kendi özgür iradesiyle belirleneceğini ifade etti.

Uzman Görüşü / Editöryel Değerlendirme

Kıbrıs sorunu, 1963 yılından bu yana uluslararası diplomasi ve uluslararası hukuk ekseninde tartışılan, Birleşmiş Milletler ve Avrupa Birliği kararlarıyla şekillenen uzun soluklu bir siyasi anlaşmazlık sürecidir. Tarafların egemen eşitlik, güvenlik ve enerji kaynaklarının paylaşımı konusundaki temel tezleri, adadaki kalıcı çözüm müzakerelerinin temel yapı taşlarını oluşturmaktadır.