İhlas Haber Ajansı (İHA) Karabük muhabirlerinin sahadan aktardığı bilgilere göre, UNESCO Dünya Miras Listesi’nde yer alan Karabük’ün Safranbolu ilçesindeki 230 yıllık Demirciler Çarşısı’nda çırak yetişmemesi, geleneksel demirciliğin geleceğini tehdit ediyor. Sadrazam İzzet Mehmet Paşa tarafından 1796 yılında Akçasu Deresi’nin iki yakasına kurulan çarşı, sıcak ve soğuk demircilik el sanatlarının üretildiği tarihi dokusuyla bugün de faaliyetlerini sürdürüyor.

Tarihi Çarşıda Sadece 4 Usta Kaldı

Geçmişte tarım aletlerinden kapı kilitlerine kadar pek çok ürünün üretildiği çarşıda, bugün geleneksel demir işçiliğini sürdüren yalnızca 4 ustanın kalması mesleğin geleceğine ilişkin endişeleri artırıyor. Yüzyıllardır demirin dövüldüğü ve onlarca ustanın yetiştiği tarihi dükkanlar, çırak yetişmemesi sebebiyle hediyelik eşya dükkanına dönüşüyor. UNESCO tescilli kilit ustası Hüseyin Özdemir, Safranbolu’da kuruluş amacını koruyarak faaliyetlerini sürdüren tek çarşının Demirciler Çarşısı olarak kaldığını belirtti.

Restorasyon Çalışmaları İhtiyacı Artırdı

Fabrikasyon üretimin yaygınlaşmasıyla geleneksel demirciliğin gerilemeye başladığını aktaran Özdemir, Safranbolu’nun UNESCO Dünya Miras Listesi’ne alınmasının ardından tarihi evlerde gerçekleştirilen restorasyon çalışmalarının mesleğe yeniden ihtiyaç duyulmasını sağladığını kaydetti. Özdemir, tarihi yapıların restorasyonunda kullanılan kapı kilitleri, tokmakları, kulpları ve menteşeleri gibi geleneksel demir işçiliği ürünlerini geçmişteki tekniklerle üretmeye çalıştıklarını dile getirdi.

Gençler İlgi Göstermiyor

Kaybolmaya yüz tutan meslekler arasında bulunan demirciliğin ustalarından Hüseyin Özdemir, sıcak demirin geleceğinin soğuk olduğunu ifade ederek gençlerin bu tür mesleklere ilgi göstermediğini vurguladı. Çarşının en genç ustası olan 30 yaşındaki Cihan Ünal ise 15 yaşından bu yana bu işi yaptığını ve Türkiye’nin en genç kilit ustalarından biri olduğunu söyledi. Demirci dükkanlarında kalan ustaların yaşlı olduğunu belirten Ünal, kendisinden sonra yetişen birinin olup olmayacağını bilmediğini ifade ederek, yaptığı iş dolayısıyla Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından somut olmayan kültürel miras taşıyıcısı kartı verilmeye layık görüldüğünü sözlerine ekledi.

Uzman Görüşü / Editöryel Değerlendirme

Geleneksel zanaatların yaşatılması, yerel kültürel mirasın korunması açısından büyük önem taşımaktadır. Zanaatkarların desteklenmesi ve genç nesillerin bu alana yönlendirilmesi, tarihi dokunun gelecek kuşaklara aktarılmasında kritik bir rol oynamaktadır.