İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirlerinin edindiği son dakika bilgilerine göre, İZBETON davasında mahkeme, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin kamu zararı ihtimali gerekçesiyle davaya müdahil olma talebini kabul etti. Eski Başkan Tunç Soyer ve sanıkların beraat ile tahliye taleplerinde bulunduğu dava, adli kontrol şartlarının esnetilmesiyle 22 Ocak 2027 tarihine ertelendi.

Aliağa Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü’nde İzmir 24’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nce görülen duruşmaya, başka soruşturmalardan tutuklu bulunan eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, eski İZBETON Genel Müdürü Heval Savaş Kaya ve eski CHP İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu ile tutuksuz sanıklar katıldı. Mahkeme heyeti, belediyenin zararımız yoktur yazısına rağmen müdahillik talebini yerinde buldu.

Sanıkların Talepleri Alındı

Duruşmada söz verilen Tunç Soyer, yöneltilen iddiaların tamamını çürüttüklerini belirterek beraatini talep etti. Soyer, 15,5 aydır hakkında somut bir delil bulunmadığını öne sürdü. Diğer sanık Heval Savaş Kaya ise dosyada bahsedilen 27 milyon liralık tutarın kentsel dönüşüm mağdurlarına ödenen kira yardımları olduğunu dile getirerek suçlamaları reddetti.

Mahkeme heyetinin açıkladığı ara kararda, davanın başka bir dosyayla birleştirilmesi yönündeki talep reddedildi. Dosya kapsamında detaylı inceleme yapılması amacıyla bilirkişi raporu istenirken, sanıklar Şenol Aslanoğlu ve Cihangir Lübiç hakkında 5 milyon TL ödeme yapılması karşılığında adli kontrol şartları kaldırıldı. Davanın bir sonraki duruşması 22 Ocak 2027 tarihinde yapılacak.

Soruşturmanın Geçmişi

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 1 Temmuz 2025 tarihinde başlatılan soruşturma kapsamında 157 kişi hakkında gözaltı kararı verilmişti. Soruşturma çerçevesinde hazırlanan iddianamelerde asfalt, araç kiralama ve kooperatifler üzerinden yürütülen suçlamalara ilişkin yargılamalar farklı mahkemelerde devam ediyor.

Uzman Görüşü / Editöryel Değerlendirme

Ceza muhakemesi hukuku kapsamında yerel yönetimlerin suçtan zarar görme ihtimaline dayanarak davaya katılma hakkı bulunuyor. Yargılama süreçlerinde mahkemeler bilirkişi raporları ve delil durumu doğrultusunda tutukluluk ve adli kontrol tedbirlerini yeniden değerlendirebiliyor.