İhlas Haber Ajansı (İHA) kaynaklarından alınan bilgilere göre, Almanya’da uzun yıllardır restoran işletmeciliği yapan Saim Aygün, son dönemde geleneksel lezzetimiz için kullanılan yabancı isimlere tepki gösterdi. Türkiye ile Almanya arasında 30 Ekim 1961 tarihinde imzalanan İşgücü Anlaşması'nın üzerinden geçen 65 yıllık süreçte gıda sektöründe önemli bir yere sahip olan Türk mutfağı, yeni tartışmalarla gündeme geliyor.

Gurbetçiliğin Eski Cazibesi Kalmadı

Berlin’de uzun süredir otelcilik ve restoran işletmeciliği yürüten Saim Aygün, geçmişteki ekonomik şartlar ile bugünü kıyaslayarak gurbetçilik kavramının değişimine dikkat çekti. Artan hayat pahalılığı ve yüksek girdi maliyetlerinin işletmeleri zor durumda bıraktığını belirten Aygün, vatandaşların tasarruf yapmakta zorlandığını ifade etti. İlk nesilden bu yana Almanya’da kök salan Türk ailelerin kimlik aidiyeti konusunda yaşadığı ikilemlere de değinen işletmeci, Türkiye'de ve Almanya'da farklı hitaplarla karşılaştıklarını dile getirdi.

Yaprak Döner İsmine Sahip Çıkılmalı

Geleneksel lezzetlerin yabancı isimlerle pazarlanmasını eleştiren Aygün, dönerin özgün adına bağlı kalınması gerektiğinin altını çizdi. Aygün, yaprak döner yerine 'Steak Döner' tabirinin kullanılmasını eleştirerek, "Neden yaprak döner demiyorsun? Neden markamıza sahip çıkmıyoruz? Ahmet ya da Mehmet’in adını da Hans ya da Thomas mı yapalım" sözleriyle tepkisini dile getirdi. Dönerin Avrupa’da büyük bir sektöre dönüştüğünü ve Alman mutfağında da kabul gördüğünü belirten işletmeci, taze gıda avantajıyla dönerin en popüler lezzetler arasında yer aldığını kaydetti.

Uzman Görüşü / Editöryel Değerlendirme

Türkiye ile Almanya arasındaki işgücü anlaşması, iki ülke arasında ekonomik ve sosyolojik bağların temelini oluşturmuştur. On binlerce Türk vatandaşının Almanya'da kurduğu işletmeler, yıllar içerisinde Türk mutfağının uluslararası alanda tanınırlığını artırmış ve gastronomi sektöründe önemli bir ekonomik hacim yaratmıştır.