İhlas Haber Ajansı (İHA) Yozgat muhabirlerinin sahadan aktardığı bilgilere göre, Yozgat’ta 80 yaşındaki Ali Yeşildağ, gittiği köylerde kendi imkanlarıyla malzeme alarak köylülerle el ele verip çeşmeler yaptırıyor ve eski çeşmelerin onarımını gerçekleştiriyor. Bugüne kadar yaklaşık 20 çeşmenin yapılmasına öncülük eden Yeşildağ, ömrü yettiğince yeni çeşmeler kazandırmayı hedefliyor.

İç Anadolu’nun Ortak Yaşam Alanları

İç Anadolu’da köy yollarının kenarlarında, meralarda ve yerleşim yerlerinin yakınlarında bulunan çeşmeler, yalnızca insanların değil, büyükbaş ve küçükbaş hayvanların da su ihtiyacını karşılıyor. Hayır amacıyla yaptırılan bu çeşmeler, yoldan geçenlerin su içebildiği, hayvan sürülerinin susuzluğunu giderebildiği ve yaban hayatının da faydalandığı ortak yaşam alanları olarak ön plana çıkıyor.

Gençlik Yıllarından Kalan Hayal

Bu kültürü yaşatmak isteyen 80 yaşındaki Ali Yeşildağ, yıllardır köy köy dolaşarak çeşme inşa ettiriyor. Pazarlamacılık yaptığı dönemlerde Yozgat’a gidip geldiğini belirten Yeşildağ, kum, çimento, demir ve hortum gibi malzemeleri kendi imkanlarıyla temin ediyor. Köylüler ise işçilik desteği sağlayarak çeşmelerin yapımına katkıda bulunuyor. Böylece imece usulüyle hayata geçirilen yapılar, dayanışmanın güzel bir örneğini oluşturuyor.

Çeşme yaptırma isteğinin gençlik yıllarından itibaren içinde olduğunu anlatan Ali Yeşildağ, 20 yaşından beri bu hayali kurduğunu ifade ederek en az 10 çeşme daha yaptırmak istediğini kaydetti. Yeşildağ, çeşme inşaatlarının yanı sıra farklı köylerdeki türbelerin bakım ve onarımına da destek verdiğini sözlerine ekledi.

Köylülerden Destek

Çeşme çalışmalarına destek veren Büyüknefes Köyü Muhtarı Mustafa Aydın ise Ali Yeşildağ'ın malzeme teminini üstlendiğini, işçiliği ise köy halkı olarak karşıladıklarını belirtti.

Uzman Görüşü / Editöryel Değerlendirme

İç Anadolu bölgesinde geleneksel imece kültürü, toplumsal dayanışmanın ve imece usulü ortak çalışmaların yaşatılmasında önemli bir rol oynamaktadır. Bu tür hayır faaliyetleri, kırsal kesimde hem sosyal bağları güçlendirmekte hem de temel altyapı ihtiyaçlarının yerel katılımla karşılanmasına olanak sağlamaktadır.