İhlas Haber Ajansı (İHA) Tekirdağ muhabirlerinin sahadan aktardığı bilgilere göre, Tekirdağ’ın Hayrabolu ilçesiyle özdeşleşen ve 2021 yılında coğrafi işaretle tescillenen Hayrabolu Tatlısı, yarım asrı aşan geçmişiyle yöresel lezzetler arasındaki önemini koruyor. İlk kez 1972 yılında Kadı Göbeği adıyla piyasaya sunulan bu özel tatlı, günümüzde Türkiye'nin yanı sıra yurt dışında da geniş bir tanınırlığa ulaştı.

Tekirdağ Tarım ve Orman İl Müdürlüğü ekipleri, bölgedeki üretim tesisini ziyaret ederek imalat süreçlerini yerinde denetledi. Yetkililer, geleneksel tarifin hazırlanış aşamalarını inceleyerek işletmeden bilgi aldı.

Baba Mirası Gelenek

Tatlı üreticisi Nurgün Tanrınıan, bu mesleğin aile mirası olduğunu ve ağabeyiyle birlikte babalarından kalan geleneği yaşattıklarını belirtti. Tanrınıan, ürünün ilk olarak 1972 yılında babası Salih Kaya tarafından Kadı Göbeği tatlısından esinlenilerek hazırlandığını ve zaman içinde Hayrabolu Tatlısı adıyla ülke geneline yayıldığını ifade etti.

Zamanla çevre illere de gönderilmeye başlanan tatlı, ilerleyen süreçte hem ulusal hem de uluslararası düzeyde bilinen bir yöresel lezzet haline geldi.

Peynir Odaklı Üretim Süreci

Hayrabolu Tatlısı’nın ana malzemesinin yüzde 50’den fazlasını peynir oluşturuyor. Tanrınıan, tarifin yumurta, un, irmik ve fındık kullanılarak hazırlandığını kaydetti. Sütün köylerden temin edildiğini ve her gün taze peynir mayalandığını aktaran üretici, peynirin diğer malzemelerle yoğrularak hamur haline getirildiğini, ardından kesme makinelerinde şekillendirilerek fırınlarda pişirildiğini kaydetti.

Kadı Göbeği ile Hayrabolu Tatlısı arasındaki temel farkın üretim yönteminden kaynaklandığına dikkat çeken Tanrınıan, Kadı Göbeği’nin elde yoğrulması sebebiyle peynir parçalarının daha bütün kaldığını, Hayrabolu Tatlısı’nın ise makine yardımıyla şekillendirildiğini dile getirdi.

2021 yılında coğrafi işaret tescili alan tatlı, tahin, ceviz, fındık veya fıstık eşliğinde servis edilerek Tekirdağ'ın gastronomi turizmine katkı sağlamaya devam ediyor.

Uzman Görüşü / Editör Yorumu

Coğrafi işaret tescili, yöresel ürünlerin kalitesini korumak, geleneksel üretim metotlarını gelecek nesillere aktarmak ve kırsal kalkınmayı desteklemek amacıyla ulusal düzeyde uygulanan yasal bir koruma mekanizmasıdır. Geleneksel gıdaların standardizasyonu, hem tüketici güvenliğini artırmakta hem de bölgenin gastronomi turizmine ekonomik anlamda katkı sağlamaktadır.