İhlas Haber Ajansı (İHA) Gaziantep muhabirlerinin sahadan aktardığı bilgilere göre, Medical Point Gaziantep Hastanesi Nükleer Tıp Uzmanı Doç. Dr. Füsun Kökçü Aksoy, kanser tedavisinde kullanılan radyoaktif iyot, karaciğer tümörlerine yönelik radyonüklid tedaviler ve lutesyum uygulamaları hakkında değerlendirmelerde bulundu. Aksoy, tedavi yöntemlerinin hastalığın türüne, yayılımına ve hastanın klinik özelliklerine göre planlandığını belirtti.

Tiroid Ve Karaciğer Tümörlerinde Tedavi Seçenekleri

Radyoaktif iyot tedavisinin uygun hastalarda bazı tiroid hastalıklarının tedavisinde kullanıldığını belirten Doç. Dr. Füsun Kökçü Aksoy, iyot-131 uygulamasının tiroid hücrelerinin iyot tutma özelliğinden yararlandığını ifade etti. Bu yöntemin hipertiroidi tedavisinde ve belirli diferansiye tiroid kanserlerinde kullanılabildiğini belirten Aksoy, tedavi kararının hastalığın özelliklerine, tetkik sonuçlarına ve hastanın klinik durumuna göre verildiğini kaydetti.

Karaciğerde gelişen veya başka organlardan karaciğere yayılan bazı tümörlerde, hastalığın özelliklerine göre bölgesel tedavi yöntemlerinin değerlendirilebildiğini belirten Aksoy, bu yöntemlerden birinin radyoembolizasyon olduğunu ifade etti. Uygulamada radyoaktif mikroküreler, tümörü besleyen damarlar aracılığıyla hedef bölgeye ulaştırılarak tümör dokusuna radyasyon verilmesini amaçlıyor.

Prostat Kanseri Ve Kemik Metastazlarında Lutesyum Uygulamaları

Lutesyum-177 PSMA tedavisinin, özellikle belirli özellikler taşıyan ve vücudun başka bölgelerine yayılmış prostat kanserlerinde kullanılabildiğini belirten Doç. Dr. Füsun Kökçü Aksoy, bu yöntemin tümör hücrelerinde bulunabilen PSMA adlı proteini hedeflediğini söyledi. Tedavide, PSMA’yı hedefleyen moleküle bağlanan radyoaktif lutesyum-177 aracılığıyla tümör hücrelerine radyasyon ulaştırılması amaçlanıyor.

Kemik metastazlarına yönelik radyonüklid tedavilerde hasta seçiminin önem taşıdığını belirten Aksoy, kemik iliği fonksiyonları, kan değerleri, böbrek fonksiyonları ve görüntüleme bulgularının değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Nükleer tıp uygulamalarının her kanser türünde ve her hastada aynı şekilde kullanılmadığını vurgulayan Aksoy, tedavi seçiminde hastalığın türü, yayılımı, önceki tedaviler ve hastanın genel sağlık durumunun birlikte değerlendirilmesinin önemine dikkat çekti.

Uzman Görüşü / Editöryel Değerlendirme

Nükleer tıp uygulamaları, onkoloji alanında son yıllarda hastaya özel planlanan hedefe yönelik tedavi yaklaşımları arasında önemli bir yer tutmaktadır. Radyoaktif maddelerin belirli moleküllere bağlanarak hastalıklı dokuyu doğrudan hedef alması, sağlıklı dokuların korunmasına olanak tanımaktadır.