İhlas Haber Ajansı (İHA) Malatya muhabirlerinin sahadan aktardığı bilgilere göre, İnönü Üniversitesi’nde Cumhuriyet’in ilanının 103. yıl dönümü dolayısıyla "Bir Devletin Yeniden Kuruluşu, Bir Milletin Gelecek İradesi" başlıklı konferans gerçekleştirildi. Turgut Özal Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen programa Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Süleyman Nihat Şad, Genel Sekreter Yardımcısı Ömer Çelik, askeri erkan, akademik ve idari personel ile öğrenciler katıldı.

Cumhuriyet’in Anadolu’daki Kurumsallaşması

Konferansta konuşan Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Abdullah Kara, Cumhuriyet’in ağır savaş yıllarının ardından devralınan bürokratik birikim ve millet iradesiyle inşa edildiğini belirterek, Malatya’nın Milli Mücadele ve Cumhuriyet tarihindeki stratejik önemine dikkat çekti. Kara, 1923 tarihinin geçmişin birikiminin yok sayıldığı bir an olmadığını, yetişmiş insan gücünün millet iradesiyle yeni bir devlete dönüştürülmesi olduğunu ifade etti.

Hakimiyet Millettir İlkesi

Amasya Genelgesi’nden Erzurum ve Sivas kongrelerine, TBMM’nin açılışından Teşkilat-ı Esasiye Kanunu’na uzanan süreçte "Hakimiyet kayıtsız şartsız milletindir" ilkesinin yeni yönetimin temeli olduğunu belirten Kara, Malatya’nın 1919’daki duruşu, demir yolu, fabrikası ve hastanesiyle Cumhuriyet’in Anadolu’daki kurumsallaşmasının örneklerinden biri olduğunu vurguladı.

Geleceğin İnşası ve Gençlere Tavsiyeler

Cumhuriyet’in yalnızca kanun maddelerinden ibaret olmadığını, ahlaki bir ideal taşıdığını dile getiren Kara, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün "Cumhuriyet yüksek ahlaki değer ve niteliklere dayanan bir idaredir, Cumhuriyet fazilettir" sözünü hatırlattı. Program, Gazi Mustafa Kemal Atatürk, silah arkadaşları ve tüm şehitlerin rahmet ve minnetle anılmasıyla sona erdi.

Uzman Görüşü / Editöryel Değerlendirme

Türkiye’de üniversite bünyesinde düzenlenen tarihi ve akademik konferanslar, toplumsal hafızanın ve milli değerlerin yeni nesillere aktarılmasında köprü görevi üstlenmektedir. 6 Şubat depremlerinin ardından bölgede yürütülen yeniden inşa sürecinde akademik kurumların düzenlediği bu tür etkinlikler, toplumsal dayanışma ve bilimsel bilincin pekişmesine katkı sağlamaktadır.