İhlas Haber Ajansı (İHA) finans servisinin derlediği verilere göre HDI Sigorta, sigorta koruma açığının arkasındaki algı, bilgi ve davranış bariyerlerini belirlemek amacıyla Veri Enstitüsü iş birliğiyle Türkiye’de Sigorta Okuryazarlığı Araştırması gerçekleştirdi. Araştırma sonuçlarından hareketle sigorta koruma açığını azaltmanın ve sektörün 2030 hedeflerine ulaşmasının yolunun sadeleşmekten ve hızlanmaktan geçtiğini vurgulayan şirket, merkezinde müşteri deneyiminin yer aldığı stratejik odak alanda sadeleşme vizyonuyla yeni dönem dönüşümünü başlattı. Şirket, Türkiye’deki 20’nci yılında, sağlık branşı hariç hayat dışı sigorta pazarındaki payını yüzde 5,6’ya yükseltirken, özsermaye yeterlilik oranı yüzde 133,1 olarak açıklandı.

Basın Toplantısı ve Öne Çıkan Bulgular

HDI Sigorta, 27 Ekim Salı günü İstanbul’da düzenlediği basın toplantısıyla finansal performansını ve yeni dönem vizyonunu kamuoyuna duyurdu. HDI Sigorta CEO’su Firuzan İşcan ve Veri Enstitüsü Yönetim Kurulu Başkanı Bekir Ağırdır’ın sözcülüğünde gerçekleşen toplantıda, araştırma sonuçları paylaşılırken şirketin gelecek dönem stratejisinin merkezinde yer alan sadeleşme vizyonu aktarıldı. Türkiye genelinde toplumun yüzde 44,8’i düşük, yüzde 42,6’sı orta, yüzde 12,6’sı ise yüksek okuryazarlık düzeyinde yer alırken, Genel Sigorta Okuryazarlığı Endeksi 50,4 puan seviyesinde ölçüldü.

Poliçe Karmaşası ve Çözüm Önerileri

Araştırmaya göre sigorta sahiplerinin neredeyse yarısı poliçe veya belgelerdeki ifadeleri anlamakta zorlandığını belirtiyor. Karmaşıklığın ana nedeni olarak teknik terimler ile mevzuat ve yasal ifadeler gösterilirken, tüketicilerin en çok anlamakta zorlandığı kavramların başında rücu ve zeyilname yer alıyor. Anlaşılmayan sigorta ürünlerinin satın alma kararını ertelettiği ya da engellediği vurgulanırken, HDI Sigorta bu doğrultuda operasyonlarının merkezine müşteri deneyimini alarak esnek teminatlı ve kolay anlaşılır ürünler geliştirmeyi hedefliyor.

Uzman Görüşü / Editöryel Değerlendirme

Sigortacılık sektörü, bireylerin ve işletmelerin finansal risklere karşı güvence altına alınmasında kritik bir rol oynamaktadır. Türkiye gibi afet riski taşıyan ve sigortalılık oranlarının gelişmiş ülkelere kıyasla düşük olduğu pazarlarda, toplumsal finansal okuryazarlığın artırılması ve ürün süreçlerinin sadeleştirilmesi sektörel büyümenin sürdürülebilirliği açısından temel unsurlar arasında bulunmaktadır.