İhlas Haber Ajansı (İHA) Erzurum muhabirlerinin sahadan aktardığı bilgilere göre, Erzurum Kalkınma Vakfı (ERVAK) ile Adalet Bakanlığı Hüseyin Turgut Eğitim Merkezi iş birliğinde Saltanattan Cumhuriyete Olaylar ve İnsanlar başlıklı bir konferans düzenlendi. Hüseyin Turgut Eğitim Merkezi Konferans Salonu'nda gerçekleştirilen programa Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selami Kılıç konuşmacı olarak katıldı.

Osmanlı'dan Cumhuriyet'e Geçiş Süreci

Konferansta Osmanlı saltanatından Cumhuriyet'e geçiş aşamaları, bu süreçte yaşanan kritik gelişmeler ve tarihî şahsiyetlerin rolleri ele alındı. Prof. Dr. Selami Kılıç, Cumhuriyet'e geçişin dokuz aşamada gerçekleştiğini vurgulayarak Amasya Genelgesi, Erzurum ve Sivas Kongreleri, Misak-ı Millî, Birinci TBMM'nin açılması ile 1921 Teşkilat-ı Esasiye Kanunu'nda ulusal egemenliğin izlerinin açıkça görüldüğünü ifade etti.

Saltanatın Kaldırılması ve Hilafet Adımları

Konuşmasında saltanatın kaldırılması sürecine de değinen Kılıç, 30 Ekim ve 1 Kasım 1922 tarihlerinde konunun TBMM gündemine geldiğini ve 1 Kasım 1922'de saltanatın kaldırıldığını hatırlattı. Vahdettin'in ülkeyi terk etmesinin ardından Abdülmecit Efendi'nin halife seçildiğini belirten Kılıç, 9 Eylül 1923 tarihinde Halk Fırkası'nın kurulması ve 29 Ekim 1923'te Cumhuriyet'in ilan edilmesinin yeni devletin kuruluşundaki dönüm noktaları olduğunu kaydetti. Ayrıca 3 Mart 1924 tarihinde hilafetin kaldırılması ve inkılâp kanunlarının kabul edilmesiyle Türkiye'nin laikleşme yolunda önemli adımlar attığını dile getirdi.

Programın sonunda Hüseyin Turgut Eğitim Merkezi Başkanı Hakim İrfan Alper, katkılarından dolayı ERVAK Başkanı Erdal Güzel'e ve Prof. Dr. Selami Kılıç'a teşekkür ederek plaket takdim etti. Konferans, hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi.

Uzman Görüşü / Editöryel Değerlendirme

Cumhuriyet'in ilan süreci, Osmanlı İmparatorluğu'nun son dönemindeki hukuki ve idari dönüşümlerin bir neticesi olarak TBMM öncülüğünde şekillenmiştir. Bu dönemde gerçekleştirilen inkılâplar, Türkiye'nin modernleşme ve ulusal egemenlik temellerini güçlendiren başlıca tarihî adımlar arasında yer almaktadır.