İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirlerinin edindiği son dakika bilgilerine göre, Türkiye Çevre Ajansı Başkanı Nurullah Öztürk, Samsun’da düzenlenen programda Depozito Yönetim Sistemi'nin ulusal entegrasyon sürecine 1 Temmuz 2026 itibarıyla başladığını açıkladı. Dört aylık sürede iade noktası sayısının yaklaşık 6 bine yükseltildiğini belirten Öztürk, sistemin ambalajların toplanmasından geri dönüşüm süreçlerine kadar uçtan uca çözümler sunduğunu ifade etti.

İki Yıl İçinde Geniş Ağ Kurulacak

Ülke genelinde iki yıl sonunda 10 bin depozito iade makinesi ve 40 bin manuel iade noktası olmak üzere toplam 50 bin noktaya ulaşmayı planladıklarını aktaran Nurullah Öztürk, vatandaşların cep telefonu uygulamaları üzerinden en yakın iade noktalarına kolayca erişebileceği bir altyapı oluşturduklarını kaydetti. Pilot illerden biri olan Samsun'da yaklaşık 1 milyar adet depozitolu ambalaj bulunduğunu tahmin ettiklerini belirten Öztürk, Türkiye genelinde ise yıllık yaklaşık 25 milyar ambalajın toplanmasının amaçlandığını bildirdi.

Yerli Teknoloji Dünyaya Tanıtılacak

Sistemin tamamen yerli mühendisler ve sanayiciler tarafından geliştirildiğine dikkat çeken Türkiye Çevre Ajansı Başkanı Öztürk, Avrupa’da örnek gösterilen bu uygulamayı tamamlayarak yazılımdan toplama mekanizmalarına kadar tüm teknolojiyi dünyaya ihraç etmeyi hedeflediklerini vurguladı. Programda söz alan AK Parti Samsun Milletvekili ve MKYK Üyesi Çiğdem Karaaslan ise uygulamanın yalnızca bir atık yönetimi olmadığını, toplumda çevre bilincinin artırılmasını amaçlayan zihinsel bir dönüşüm barındırdığını belirtti.

Ödül Töreni Gerçekleştirildi

Düzenlenen programın sonunda, Samsun’un Alaçam ilçesinde yaşayan Turgay Baş’a "100.000 Ambalaj Challenge" kampanyası kapsamında hedeflediği miktara ulaşmasından dolayı ödül takdim edildi. Etkinliğe Samsun protokolü ve çok sayıda vatandaş katılım sağladı.

Uzman Görüşü / Editöryel Değerlendirme

Depozito Yönetim Sistemi, ambalaj atıklarının kaynağında ayrı toplanması suretiyle geri dönüşüm oranlarını artırmayı ve ham madde tasarrufu sağlamayı amaçlayan ulusal çevre politikalarının kritik bir bileşenini oluşturur. Sıfır Atık hedefi doğrultusunda hayata geçirilen bu tür entegre sistemler, döngüsel ekonominin güçlendirilmesinde ve karbon ayak izinin azaltılmasında önemli bir rol oynamaktadır.