İhlas Haber Ajansı (İHA) Sivas muhabirlerinin sahadan aktardığı bilgilere göre, Medicana Sivas Hastanesi Çocuk Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Mithat Günaydın, çocuklarda sıklıkla karşılaşılan inmemiş testis rahatsızlığı ve tedavi süreçleri hakkında önemli uyarılarda bulundu. Testislerin anne karnındaki gelişim sürecinde böbrek hizasında yer aldığını ve doğum öncesinde çeşitli hormonal mekanizmalarla torbaya indiğini belirten Günaydın, bu inişin gerçekleşmemesinin inmemiş testis olarak tanımlandığını ifade etti. İlk altı aylık süreçte bekleme aşamasında bazı testislerin kendiliğinden torbaya inebildiğini kaydetti.

Erken Müdahale Hayati Önem Taşıyor

Altı aylık döneme kadar doğal sürecin beklendiğini dile getiren Doç. Dr. Mithat Günaydın, bu zaman zarfında hormonal etkilerle testislerin torbaya inebileceğini belirtti. İnmemesi durumunda kasık kanalının sıcaklığının torbaya kıyasla daha yüksek olduğunu vurgulayan Günaydın, bu durumun sperm üreten hücrelere zarar vererek erimeye ve ilerleyen dönemlerde infertilite yani kısırlık sorununa yol açabileceğini ifade etti. Hücre bozulmalarının kanser riskini de artırdığına dikkat çeken uzman hekim, operasyonun en geç bir yaşına kadar yapılması gerektiğini kaydetti. Tek taraflı vakalarda cerrahi müdahale uygulanırken iki taraflı durumlarda hormonal tedavi alternatifleri değerlendirilebiliyor.

Karın İçi Vakalar Ve Ailelerin Rolü

Testisin kasıkta veya torbada tespit edilemediği durumlarda karın içinde olabileceğini belirten Günaydın, bu aşamada laparoskopik yöntemlerin tercih edildiğini söyledi. Testisin hiç bulunamaması veya beslenememesi nedeniyle erimesi halinde kanser riskine karşı ameliyatla alınması gerekebiliyor. Ailelerin bebek ve çocukların banyo ya da alt değiştirme süreçlerinde torbayı düzenli olarak kontrol etmesi gerektiğini belirten Günaydın, şüpheli durumlarda vakit kaybetmeden bir çocuk cerrahına başvurulmasının önemini yineledi.

Uzman Görüşü / Editör Yorumu

Tıbbi literatürde inmemiş testis, doğumsal anomaliler arasında en sık görülen durumlardan biri olarak kabul edilmektedir. Zamanında gerçekleştirilmeyen cerrahi müdahaleler, ilerleyen yaşlarda hem üreme sağlığını olumsuz etkilemekte hem de malign dönüşüm riskini artırmaktadır.