İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirlerinin edindiği son dakika bilgilerine göre, Ticaret Bakanı Ömer Bolat, İstanbul’da gerçekleştirilen ikinci B57+ İş Liderleri Zirvesi’nin açılış töreninde önemli açıklamalarda bulundu. İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) üyesi ülkeler arasındaki ekonomik potansiyele ve dış ticaret verilerine dikkat çeken Bakan Bolat, 2028 yılına yönelik ihracat hedeflerini kamuoyuyla paylaştı.

İİT Ülkelerinin Ekonomik Potansiyeli ve Ticaret Hacmi

Zirvedeki konuşmasında İİT üyesi ülkelerin genç nüfusa, doğal kaynaklara ve stratejik konuma sahip olduğunu vurgulayan Bakan Bolat, 2025 yılında İİT ülkeleri arasındaki toplam ticaretin yaklaşık 979 milyar dolara ulaştığını belirtti. Türkiye’nin İİT ülkeleriyle olan dış ticaret hacminin ise 2025 yılında 119,1 milyar dolara yükseldiğini ifade eden Bolat, 2026 yılının ocak-eylül döneminde bu rakamın 108,2 milyar dolara ulaştığını kaydetti.

2028 Yılı İhracat Hedefi Yüzde 30

Türkiye’nin İslam İşbirliği Teşkilatı çatısı altında ticari ilişkileri derinleştirmeyi sürdürdüğünü belirten Bolat, “İİT ülkelerinin toplam ihracatımız içindeki payını yüzde 27’den 2028 yılında yüzde 30 seviyesine yükseltmeyi hedefliyoruz. Ancak amacımız yalnızca ticaret hacmini artırmak değil, aynı zamanda ticari ilişkilerimizi daha dengeli, çeşitlendirilmiş ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşturmaktır” dedi.

TPS-OIC Kapsamı Genişletiliyor

Tercihli ticaret sistemi TPS-OIC’in önemine değinen Ticaret Bakanı, sistemin geliştirilmesi ve kapsamının artırılmasına yönelik ön görüşmelerin başlatıldığını aktardı. Ayrıca İİT ülkelerine yönelik doğrudan yabancı yatırımların 2025 yılında 220 milyar dolara yükseldiğini, ancak üye ülkeler arasındaki sınır ötesi sermaye akışlarının daha da artırılması gerektiğini sözlerine ekledi.

Uzman Görüşü / Editöryel Değerlendirme

İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) Ekonomik ve Ticari İşbirliği Daimi Komitesi (İSEDAK), üye ülkeler arasında ekonomik iş birliğini geliştirmek ve çok taraflı ticareti artırmak amacıyla faaliyet yürüten temel platformlardan biridir. Bölgesel entegrasyon süreçleri ve tercihli ticaret anlaşmaları, gelişen piyasaların küresel değer zincirlerindeki konumunu güçlendirmeyi amaçlar.