İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirlerinin edindiği son dakika bilgilerine göre, Türk siyasi tarihine postmodern darbe olarak geçen 28 Şubat sürecinin üzerinden 29 yıl geçti. Dönemin komutanları tarafından Bin yıl sürecek sloganı ile yürütülen süreç, 14 generalin müebbet hapsi ve onlarca bürokratın hapis cezası alması ile son buldu. Darbede etkin rol oynayan asker ve bürokratların yargılanması çalkantılı bir süreçle tamamlandı.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma ile başlayan dava, 2025 yılına kadar devam etti. Hazırlanan iddianameyle 103 sanık hakkında dava açıldı. Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada karar 13 Nisan 2018’de açıklandı. Yargılama sonucunda 21 sanık, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Cezalar iyi hal indirimiyle müebbet hapse çevrildi.

Yargıtay Süreci ve Rütbelerin Sökülmesi

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesi, kararı hukuka uygun buldu. Yargıtay 3. Ceza Dairesi ise 9 Temmuz 2021’de 14 sanık hakkında verilen müebbet hapis cezalarını onadı. Cezası kesinleşen emekli generallerin rütbeleri 9 Eylül 2021 tarihi itibarıyla söküldü ve bu isimler er rütbesine düşürüldü.

Çevik Bir, Çetin Doğan, Ahmet Çörekçi, İlhan Kılıç, Aydan Erol ve Cevat Temel Özkaynak gibi dönemin üst düzey isimlerinin aralarında bulunduğu sanıklar cezaevine gönderildi. Tutuklu bulunduğu Sincan Cezaevi’nde kalan emekli Korgeneral Vural Avar 20 Aralık 2022’de hayatını kaybetti. 17 Mayıs 2024’te Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla yayımlanan kararla, sürekli hastalık ve kocama hali nedeniyle hükümlülerin kalan cezaları kaldırıldı.

Yeniden Yargılama ve Sonuç

Soruşturmanın ikinci ayağında 16 sanığın yargılanması 6 Ekim 2025’te tamamlandı. Eski YÖK Başkanı Prof. Dr. Halil Kemal Gürüz ile emekli generallerin de bulunduğu 13 sanık darbe girişimine yardım suçundan 18’er yıl hapis cezasına çarptırıldı. Hayatını kaybeden bazı sanıklar hakkındaki davalar ise düştü.

Uzman Görüşü / Editöryel Değerlendirme

28 Şubat süreci, Türkiye siyasi ve hukuki tarihinde idari kararlar, MGK kararları ve yargılamalarıyla uzun yıllar tartışılan dönüm noktalarından biri olmuştur. Askeri müdahalelerin hukuk önünde hesap vermesi açısından Türk yargı tarihinde emsal niteliği taşıyan bu davalar, Türk Silahlı Kuvvetleri içindeki disiplin ve hiyerarşi kanunlarında yapılan düzenlemelerle birlikte hukuki literatürde geniş yer bulmuştur.